Anasayfa || HABERLER || Bilimsel Araştırma || Yalova Rektöründen Melez Mühendislikler
özge bozkurt tarafından yazıldı.    Çarşamba, 18 Şubat 2009 23:13    PDF Yazdır e-Posta
Yalova Rektöründen Melez Mühendislikler
Yalova Üniversitesi, kuruluşunun üzerinden daha 1 yıl geçmeden önemli üniversiteleri geride bırakacak adımlar attı. Dünyanın 72ayrı üniversitesinde olan ve Türkiye`de olmayan melez mühendislikler açan rektör Eruslu oldukça iddialı.

Polimer, proses, nanoteknoloji, mikro elektronik mekanik sistemler, kağıt, inşaat yönetimi, genetik, mekatronik, enerji, sistem ve biyomedikal mühendislikler... Mühendislik dalları içinde bu isimleri çoğu kimse yeni duyuyor. Tek bir alanla ilgilenmeyen, farklı veya birbiriyle ilişkili mühendisliklerin aynı çatı altında birleşmesiyle oluşan bu melez mühendislik dalları yükseköğretim için yeni bir eğilim. Dünyada artık melez mühendislikler öne çıkıyor. Yani 3 farklı mühendisliğin geçiş noktasındaki mühendislik dalları. Mesela, enerji mühendisliği dediğimiz zaman elektrik, kimya, maden ve endüstri mühendisliğinin ortak programlarını oluşturuyorsunuz. Bunlar ABD`de fiilen uygulanıyor. 2009-2010 eğitim öğretim yılı için Amerika`nın yıllık üniversite kitabına girmiş olan 209 yeni bölüm var. Bu bölümleri Türkiye`de köklü üniversiteler değil, daha 4 ay önce rektörü belirlenen ve 2008 sonuna kadar Uludağ Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Yalova Üniversitesi kuruyor.

Geçen mayıs ayında 23 üniversite ile birlikte kurulan Yalova Üniversitesi, aradan geçen kısa sürede adından söz ettirmeye başladı. 4 ay önce rektör olarak göreve başlayan Profesör Dr. Niyazi Eruslu, Türkiye`de bugüne kadar hiçbir üniversitenin kurmayı başaramadığı melez mühendislik bölümlerini üniversitede açarak farklı bir başlangıç yaptı.

Yalova Üniversitesi kurulduğunda, rekor denilebilecek sayıda, 103 profesör bu üniversiteye rektör olabilmek için Yükseköğretim Kurulu`na (YÖK) başvuru yaptı. Daha sonra bu adaylardan bazıları elendi ve 74 aday YÖK Genel Kurulu`nda Yalova Üniversitesi Rektörlüğü`ne niçin aday olduğunu anlattı. Süreç içinde YÖK, rektörlüğe en uygun kişinin Prof. Dr. Niyazi Eruslu olduğuna karar verdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de YÖK`ün belirlediği Niyazi Eruslu`yu rektör atadı.
Prof. Dr. Niyazi Eruslu`Nasıl bir üniversite sunumu yaptınız ki YÖK diğer adaylar yerine sizi tercih etti?` sorusuna şu cevabı veriyor: `Birincisi; ben burayı farklı bir üniversite yapacağım, Niş Üniversitesi olacak, dedim. Niş`in anlamı girinti demektir; ama özelliklidir. Bugün iki türlü bir üretim sistemi vardır. Biri hazır giyim, diğeri kupon. Biz konfeksiyon üretim yapmayacağız, kupon üretim yapacağız. Yani özellikli bir üniversite olacağız. Bunun için de üniversitede açacağımız bölümler Türkiye`de olmayan bölümler olacak dedim.`

Ana projelerini mühendislik fakültesi üzerinden planlayan Eruslu ve ekibi, dünyanın değişik ülkelerindeki 72 üniversiteyi inceleyerek işe başlamış. Türkiye`de olmayan bölümleri açarak diğer üniversitelerin bir adım önüne geçmeyi amaçlayan Eruslu, bu konudaki düşüncesini şöyle açıklıyor: `Yeni bir üniversitede yeni bir yarış başlatalım, dedik. Klasik bir üniversitede klasik yöntemler olmasın istedik. Mesela, İTÜ`de 1773`ten beri bilgi birikimi var. Siz 1773`te kurulan bir üniversitenin inşaat fakültesi ile 2008`de kurulan Yalova Üniversitesi`nin inşaat fakültesini yarıştıramazsınız. İstediğiniz kadar kabiliyetli adamı getirin, istediğiniz laboratuarı kurun bu yarışta başarılı olmanız zor. Ama biz bir polimer mühendisliğini, mekatronik, genetik, nanoteknoloji, mikro elektronik mekanik sistemler mühendisliğini kurarsak, inşaat mühendisliği yerine inşaat yönetimi mühendisliğini kurarsak diğer üniversitelerin önüne geçeceğimizi düşündük. Dünyanın 72 ayrı üniversitesindeki en iyi bölümleri Türkiye`deki bu işlerden anlayan en iyi kişilere yaptırarak Türkiye`de iddialı bir üniversite olmak için çalışma içindeyiz. Biz hiçbir üniversiteyi rakip görmüyoruz, tek rakibimiz kendimiziz.`

Eruslu, oldukça iddialı konuşuyor: `Biz kurmuş olduğumuz sistem ve çalışmayla kurulu düzenden bir adım öne geçeceğiz. Dolayısı ile onlarla yarışmayacağız. Onlar bizimle yarışacak. Biz üniversiteler arasında hiç kimseyi geride bırakmayacağız. Çünkü yarışta tek 1. olacak, bir de en yakın 19. olacak. Boğaziçi ve ODTÜ gibi üniversiteleri de rakip görmüyoruz. Biz Marmara bölgesinin kalbindeyiz. ODTÜ bizim kadar sanayiye ulaşamaz. Onlar TIR. Hareket mekanizmaları ve kabiliyetleri yavaş. Biz taksiyiz, tak tak her yere gideriz. Mesela, İstanbul Sanayi Odası`na (İSO) gittik ve `biz sizin problemlerinizi çözeceğiz` dedik. İstanbul`da 35 üniversite var hiç birinden böyle bir talep gelmemiş. Şaşırdılar. Şimdi siz bunlara gülüyorsunuz; ama bütün dâhiler, önce gülünür, sonra anlaşılır, daha sonra da takip edilir. Siz şu an birinci safhadasınız. Ben hayatımda hiç ikinci olmadım. İlkokul, lise, üniversite, doktora hep birinci oldum.`

Üniversitede başarılı olmak için dünya bilgisayar devi Microsoft`un sahibi Bill Gates`in bir sözünü kendine rehber edinen Eruslu, `Bill Gates`e soruyorlar nasıl başarılı oldun, diye. `Benden zekilerle çalışıyorum` diyor. Ben de benden zekilerle çalışıyorum. Sistemi çalıştıran binalar değil, insanlardır. Buraya 4 sene için geldim. Benim projeksiyonum 4 senelik. 4 sene sonra her türlü sistemi kurup gideceğim.` diyor. Eruslu, ilk etapta İTÜ`den Polimer Mühendisliği`ni kurması için Prof. Dr. Hüseyin Yıldırım`ı, Enerji Mühendisliği`ni kurmak için de Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu`nu kendisine yardımcı olarak atamış. Şimdi bu bölümlerin kuruluş aşaması bitmiş ve yazıları YÖK`e gönderilmiş. Ardından Niyazi Eruslu`nun ilgi alanı olan Proses Mühendisliği gelecek. Her yıl Türkiye`de olmayan 3 ayrı mühendislik bölümünün kurulacağı üniversitede 4 yıl içinde 12 melez mühendislik bölümü olacak.

`Butik öğretim, butik mezun` felsefesiyle işe koyulan üniversitede okuyacak her kişiye mezun olduğunda işi hazır olacak şekilde eğitim verilmesi planlanıyor. Bu amaçla 2 yıllık meslek yüksekokullarına da farklı yaklaşan Yalova Üniversitesi`nde mühendislikte olduğu gibi Türkiye`de olmayan ancak gelecekte istihdam sahası geniş olacak bölümler tercih ediliyor. Rektör Niyazi Ersulu, bunlardan birinin Çınarcık ilçesinde kurulacak olan Evde Bakım Hizmetleri Meslek Yüksekokulu olduğunu ifade ediyor. Burada Japonca, Norveççe ve Finlandiyaca dersler vereceklerini anlatan Eruslu, ilginç projelerden bahsetmeye devam ediyor: `İlçelerin özelliklerini analiz ettik, bölge imkânlarını değerlendirdik, belediyeleri ve işadamlarını devreye soktuk. Ona göre MYO kuruyoruz. Evde Bakım Hizmetleri MYO bunlardan biri. Yakın tarihte Japonya, Norveç ve Finlandiya`dan 500 bin kişinin bu hizmete talip olacağını düşünerek bu yüksekokulu kurduk. Taşköprü`de havaalanı var. Hava Harp Okulu senede 2 ay kullanıyormuş. 12 ay yatan bölge. Buraya Sivil Havacılık MYO kuracağız. Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile temasa geçiyoruz.`
Gen Teknolojileri Araştırma Merkezi, Marmara bölgesindeki üniversitelerin bilgi kaynağı olabilecek Yayın Takip Merkezi, Balkan ve Kafkas Araştırma Merkezleri ise Niyazi Eruslu`nun bu yıl kurmayı düşündüğü merkezler.

Daha 1 yaşını doldurmamış bir üniversitenin imkânlarının darlığını, Türkiye`deki bürokrasi ve YÖK Kanunu`ndan kaynaklanan sıkıntıları hatırlattığımızda ise rektör Niyazi Eruslu`dan, tarihin gördüğü en büyük komutanlardan Kartacalı Anibal`ın sözünü işitiyoruz: `Anibal`a Roma`ya nasıl gideceğini soruyorlar. O da yolu bulurum, yol yoksa da yaparım, diyor. Biz de eğer bunları yapmak için bir yol varsa o yolu buluruz. Yol yoksa da o yolu yaparız. Dolayısı ile bizi, başkaları değil, sadece kendimiz engelleyebilir. Biz çözümü kendimizde buluyoruz. Ben hiçbir zaman YÖK şunu yapsın, bunu yapsın, filan para versin demem. Ben ne yaparım ona bakarım.`

`Kim takar Yalova Kaymakamı`nı!` sözü, Yalova vilayet olmadan önce halk arasında konuşulan çok ünlü bir sözdü. Öyle anlaşılıyor ki literatüre yeni bir söz eklenecek bundan böyle: `Kim tutar Yalova Rektörü`nü!`


kaynak:http://www.tumgazeteler.com/?a=4660995

Son Güncelleme ( Perşembe, 19 Şubat 2009 17:59 )
 

Yorum eklemek için üye girişi yapmalısınız.