|
||||
| Kyoto Protokolü TBMM tarafından onaylandı |
|
Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne
Katılmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun Tasarısı, 5 Şubat 2009 tarihinde,
TBMM Genel Kurulu'nda 3'e karşı 243 oyla kabul edildi. Cumhurbaşkanının
onaylamasının ardından yürürlüğe girecek olan yasa, daha sonra Birleşmiş
Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası'na gönderilecek ve
90 gün askıda kalmasının ardından herhangi bir ülkenin itirazı olmazsa Türkiye
Kyoto'ya taraf olacak. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 1992 yılında Rio de Janerio'da kabul edildikten sonra 1994 yılında yürürlüğe girmişti. Atmosferdeki sera gazı miktarını belirli bir seviyenin altında tutmayı hedefleyen sözleşme çerçevesinde 1997 yılında Kyoto Protokolü imzalanmaya başlandı ve 2005 yılında Rusya'nın da katılımıyla birlikte protokol yürürlüğe girdi. 2001 yılında Marakeş'te yapılan 7. Taraflar Konferansı'nda Türkiye'nin özgün koşullarının dikkate alınması kararı alınmış ve Türkiye 2004 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf olmuştu. Böylelikle Türkiye, 2012 yılı sonu itibariyle karbon emisyonlarını 1990 yılındaki seviyenin %5 altına indirmekle yükümlü olan EK-1 ülkeleri arasında özel bir statüye sahip oldu. Türkiye'nin Kyoto'ya dahil olması, Marakeş'te Türkiye'ye verilen özel pozisyon nedeniyle, protokolün yürürlükte olacağı 2012 yılı sonuna kadar ülkemize herhangi bir yükümlülük getirmemektedir. Bununla birlikte, Kyoto sonrasının şekillenmesi adına 2009 sonunda Kopenhag'da ve sonrasında yapılacak olan görüşmelerde daha aktif bir rol oynayarak, alınacak yükümlülükleri müzakere edebilecektir. Bu açıdan gecikmeli de olsa TBMM'nde alınan karar hem ülkenin yeni protokoldeki pozisyonunu, hem de ulaşım, sanayi, enerji gibi birçok sektörün geleceğinin daha erken şekillenmesi adına olumlu bir gelişmedir. Sonuç olarak, Türkiye çerçeve anlaşması ile oluşturulmuş CDM (Clean Development Mechanism) karbon emisyonu ticareti esnek mekanizmalarına proje arzı yoluyla karbon kredisi satışında bulunamayacak, bu süre zarfında gönüllü piyasalarda işlem görmeye devam edecektir. Yeni protokolde nasıl bir mekanizmanın kabul edileceği, Türkiye'nin bu mekanizmada nasıl bir yer alacağı bu yıl sonunda Kopenhag'da yapılacak olan Taraflar Konferansı'na kadar yapılacak olan müzakereler sonucunda belli olacaktır. Kopenhag'taki toplantılarda Türkiye'nin 2012 sonrasındaki olası yükümlülüklerinin sınırlanacağı bir pozisyon almak isteyeceği tahmin edilmektedir. Olası senaryolardan biri karbon ticareti mekanizmasının devam etmesi, Türkiye'nin gelişmekte olan bir ülke olduğu göz önünde bulundurularak yükümlülük almaması ya da alacaksa bile bu yükümlülüklerden belli bir süre muaf olmasıdır. Bir diğer senaryo ise, Türkiye'nin gelecekteki emisyon artışlarının hesaplanması ve bu olası senaryonun (Business As Usual) daha altında kalacak şekilde emisyon azaltımı taahhüdü vermesidir. Kaynak: Gaia Finansal Danışmanlık (gaiacf.com)
|
|||
| Son Güncelleme ( Cuma, 06 Şubat 2009 15:28 ) |



