|
||||
| Kanserde Nanoteknoloji Umudu |
|
Prof. Dr. Engin Umut Akkaya, Kanser Tedavisinde Büyük Bir Umut
Olarak Gösterilen Fotodinamik Terapi Yönteminin Etkinliğini Arttırdı.
TÜBİTAK’ın bu yılki bilim ödülünün sahibi Bilkent Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve UNAM-Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Engin Umut Akkaya, kanser tedavisinde büyük bir umut olarak gösterilen fotodinamik terapi yönteminin etkinliğini büyük oranda arttıran nanoteknoloji tabanlı, ileride de ilaç olarak geliştirilebilecek bir molekül tasarlayıp sentezledi. Bu yeni teknoloji ile insan vücudunda kanser parametrelerini sürekli izleyen ve ardından da tümörlerin yok olması için aktive olabilen bir sistemin moleküler prototipini üretmeyi başaran, TÜBİTAK’ın bu yılki bilim ödülünün sahibi Türk araştırmacı Akkaya, çalışmalarına hayvan deneyleri ile devam edecek. Prof. Dr. Akkaya, fotodinamik terapi yönteminde aktif maddelerin tasarımı üzerine 5 yıldır çalıştığını belirtti. Fotodinamik terapinin (PDT) 1995 yılında Amerika’da FDA onayı alan ilk bir kaç ilaçla birlikte uygulanmaya başlanan bir kanser tedavi yöntemi olduğunu, Türkiye’de ise kanser tedavisi için henüz kullanılmadığını anlatan Akkaya, bu tedavinin yaşlılığa bağlı sarı nokta hastalığında diğer ülkelerle birlikte Türkiye’de de kullanıldığını söyledi.
-DAMARDAN FOTO UYARICI-
Günümüzde kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının
toksik özelliklerinin bulunduğunu, dolayısıyla bu tedavi yönteminin
sağlıklı hücrelerin de yok olmasına neden olduğunu dile getiren Akkaya,
fotodinamik terapide ise kullanılan fotouyarıcı maddenin toksik özellik
taşımadığından yan etkilerinin bulunmadığını, hatta bağışıklık
sistemini güçlendirici özelliklerinin bulunduğunu dile getirdi. Akkaya, şu bilgiyi verdi: “Önerdiğimiz çalışma prensibine göre pratik uygulama için geliştirilecek bir molekül damardan veriliyor. Daha sonra, hücreleri dolaşıyor ve kanserin iki parametresini sürekli izliyor. Eğer kanserli bir bölgeye rastlarsa da bir mantıksal işlem (”VE” mantık işlemi) dahilinde toksik maddeyi bırakabiliyor. Bu ancak üzerine basarak söylüyorum, laboratuvar ortamında yapılmış kimyasal prensip ya da örnek bir çalışma. Çalışmalarım nanoteknolojinin geleceği ile ilgili. Bizim çalışmamız gelecekte sentezlenecek bir ya da bir kaç molekül topluluğundan oluşan, çevresini algılayan, bu bilgiyi işleyen ve bunun sonucunda tedaviye yönelik bir eylem yapacak sistemlerin, moleküller otomatını ya da moleküler nanoaygıtın ilk tasarımı olarak da değerlendirilebilir. Yani bir kaç molekül bir araya gelecek ve kanserin teşhisine ve tedavisine kendi kendine karar verebilecek.” http://blog.idealsohbet.com/kanserde-nanoteknoloji-umudu.html
|
|||
| Son Güncelleme ( Cuma, 04 Eylül 2009 11:11 ) |



